31.05.2009

Voo-Doo Dollz, vol. #III


Bir ölümün anatomisi :

İçindeki sessizlikten artık ürkmeye başlamıştı;toz-duman içinde yolunu bulamıyodu ne kadar çabalasa da ve duyabildiği tek şey, rüzgarda uçuşan hiçliğin fısıldamasıydı... Cennete giden yolu göstereceğine inandırıldığı için takip ediyordu benliğini ama şimdilik görebildiği şeyler sadece karanlığın getirdiği gölgelerdi...

Vücudunun çeşitli mahallerindeki yaraları gördü,yaraların kanadığını farketti;parmağını daldırdı yaraya,derindi... Acıyordu...Daha da kanıyordu... Yarayı biraz daha büyütüp derinleştirdi.Sahip olduğu birkaç anıyı gördü içinde yaranın.Sanki başkasının vücuduymuş gibi,saldırırmışcasına açtı yarayı o güzelliğe ulaşıp dokunabilmek için ama o kadar kanamıştı ki artık dermanı kalmamıştı...

Üstelik her kan damlasında ışığını kaybediyordu anılar ve artık akıcak doğru-dürüst kan kalmamıştı damarlarında. Nefes almak nefes borusunu yakıyordu,gözleri kararmıştı,seyrek de olsa damla damla akıyordu kanı ama gülümsüyordu;cennetin bu olduğunu düşünüyodu,vardığını sanıyordu...

Oysa birkaç adım daha atsaydı,birazcık daha dayanabilseydi, güzel olanı güzel olduğu haldeki gibi bıraksa ulaşabilirdi sonsuz hâzza... Ama ona birazdan yitirlicek hafızadan başka bir şey kalmadı; muma üflendi,ışığı söndü,kanaması durdu...Öldü...

0 Vakâ:

Yorum Gönder

Kardeş, uyma sen ona...

 

Soğuk Nevâle... Copyright © 2008 Black Brown Art Template designed by Ipiet's Blogger Template