8.09.2009

Yolculuk ...


Bi tren tanıyorum, "bilete ihtiyacın yok, ne zaman istersen gel ve bin" derdi. Bi şey sormazdı bana, ben anlatırdım. Susardım, bi cevap beklerdim ama vermezdi. Sorduğumdaysa "İstediğini sadece 'içini dökmek' zannediyodum" derdi, susardım. Rahatlardım kısa bi süre ama cevaba susardım...

O zamanlar pastel boyayla çizilmiş gibiydi her şey, renkler farklı bi canlılıktan fışkırırdı sanki. Beyaz bulutlar, açıklı-koyulu yeşil çimenler, kahverengi vücutlu ağaçlar, mavi sırtında bi gökyüzü ... Ne kadar yer gezdim onunla bilmiyorum, hiç bi durakta da indiğimi hatırlamam. Nereye gittiğim değil de, neyle/nasıl gittiğim önemliydi, güzeldi ... 

- 'Güzel' ... O zamanlar için kullanabilirim bu zamirdi. -

Sanırım 'hızlı trenler' peydâ olduktan sonra görüşemedik, sanırım o zamanlara denk gelir deliliğimin doğuşu; hiç de gayrimeşrû değilmiş düşününce... Artık dinlenilmicek kadar kısa yolculuklar ki susuyorum, galiba bu sürât yüzünden hep kusuyorum -kînimi- ...

Oysa ne güzeldi her şey, anılırken ağlanacak kadar güzeldi. (Yeniden) 'Oysa' 'güzel' demek bile kâfi değil şimdi....

Ben büyüdüm; dünya büyüdü, yaşlandı. İstasyon (Hayat) hâlâ gençken, ben imlâlı cümleler kurarken, "henüz ümdini yitirme" diyen, bi sirenle karşıma çıktı istasyonda şarap rengi bi tren. "Anlat" demedi yine, sormadı bi şey; ben anlattım, o dinledi. Sordum "cevap vermicek misin?" diye. "İstediğin anlatmak değil miydi?" dedi, gülümsedim. 

Her yolculuğumzda her odasını, koltuğunu öğrendim. Üşüdüğümde pencerelerini sımsıkı kapayıp kaloriferinden, beni sarıcak bi nefes hava gönderdi. Terlediğimde, açtı pencerelerini ama "Sakın hasta olma!" dedi ... Ben hasta olurdum, ilaçlarımı hatırlatırdı hep, "Alıyorsun, değil mi?"...

Bi yolculuktur, başladık gidiyoruz. Önümüzdeki durakları anlatıyo o bana, ben dinliyorum can kulağımla, zirâ biliyorum 'o duraklara vardığımızda nasılsa inmicem trenden'. 

'Güzel' diye, paslı kızıl renginde, bi kelime kalmış sandığımda, kokusu keskin ama tanıdık. Sanırım bikaç kez de kullanılmış ama pakedi ve kullanma kılâvuzu hâlâ duruyo. Sanırım böyle bi konuşmada kullanılmış, "Senin yuvan burası" diyorum çıkartırken.

- Güzel bi yolculuk daha ... Ve yine, sonu yokmuş 'gibi' ...


[Muse by Ledia S.B.M. feat. BlueBurn]

0 Vakâ:

Yorum Gönder

Kardeş, uyma sen ona...

 

Soğuk Nevâle... Copyright © 2008 Black Brown Art Template designed by Ipiet's Blogger Template